ege etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ege etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2011 Perşembe

Birisine Bakıp Çıkacaktım:)

Çok uzun zaman oldu...

Ege'min 1 yaşını kutluyorduk ki ben iş hayatına geri döndüm. 8 Kasım'da başladığım iş hayatım 18 Haziran'da istemeyerek te olsa son buldu. Bilmediğim bir sektör, iş hayatına verilen uzun ara ve Ege'yi bırakıp gitmenin tarifsiz zorluğu içinde geçen 6 ay, anne ve babamın omuzlarındaki aşırı yükün vicdani sorumluluğunu taşıyamamam ile sona erdi.



Babamın akciğer kanseri olması, aldığı kemoterapi tedavisi ve bu süreçte Ege ve Ada'ya bakıyor olmaları  bana başka bir şans tanımadı. Allah var bir kere bile ne annemden ne de babamdan hiçbir yakınma duymadım. Annem kanser ile tanıştığımız ilk günden beri tüm nefes ve enerjisini babama en iyi şekilde bakmak için harcadı. Fotoğraf çekerken aynı karede yakalamayı dahi başaramadığımız Ege ve Ada özellikle annemin gücünü yeterince tüketiyordu. Bu bıdıklar bizim herşeyimiz onlar için herşeye değer...Ve nokta nokta nokta...



6 ay insan ömründe ne kadar kısa; ama bir şeyler biriktirmek için hiçte yetersiz değil. Ne güzel sözdür ' Allah iyi insanlarla karşılaştırsın!' Bende güzel insanlarla çalıştım 6 ay. Burcu, Tuğba, Yasemin, Şeyma, Özgül, Mahmut Bey, Haydar Bey, Safiye, Burak, Sevgi, Meltem, Fuat, Gökçen, Keziban, Derya, Tuğçe, Gamze, Elif, Ozan, Göksel, Bülent, Mahsun, Hasan ve bu fotoğrafta olmayan benim gibi birisine bakıp çıkan arkadaşlar:)







Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

29 Ekim 2010 Cuma

Mutlu Yıllar Babacığım:)

Bugün babamın doğum günü. Babamla beraber ilk doğum günümüz. Öyle güzel bir günde doğmuşsun ki:)



Seni çok seviyorum ve hep seveceğim.

İyi ki doğdun babacığım.

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

21 Ekim 2010 Perşembe

Diş Hediyemiz Geldi:)

Tek eniştemiz Alptuğ bugün Ege'ye diş hediyesi aldı. Playskool'dan ilk arabam. Fotoğraf makinesindeki resimleri yükleyemediğim için Ege'nin mutluluğunu malesef paylaşamıyorum. En kısa zamanda sorunu çözeceğiz.

Güzel hediyesi için eniştemize çok teşekkür ediyoruz:)

Yine bu akşam Alew'i yolcu ederken Ege ilk defa el sallayarak bay bay yaptı. Anneannesi bu habere çok sevinecek. Aylardır 'Bu çocuk ne zaman bay bayı öğrenecek' diye dert ediyordu kendine.

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

18 Ekim 2010 Pazartesi

Oğlumun 1 Dişi Var:)

Sonunda ...
İlk tespiti 9 ekimde (Ege'm 10 ay 21 günlük iken) Ege'min teyzoşu Esen yaptı. Ve Ege'ye güzel bir hediye almaya hak kazandı. Ne mutlu teyzoşa...

Kendisi ağzını hiçbir şekilde elletmediği ve gülerken dili ile damağını kapattiği için dişin alt ön diş mi yoksa sağ alt yan diş mi olduğunu  tespit edemedik. Nerede olduğu çok da önemli değil oğlumun 1 dişi var.

Bebeklerde Diş Çıkarma Sırası
Kaynak :http://www.cocukgelisim.com/
Şimdilik gece ağlayarak uyanmalarımız, gün içinde yaşanan huysuzluklar ve birkaç kere uyutmak için arabayla gezmemiz dışında olağanüstü bir durum yaşamadık. Çok şükür ateş, ishal ve iştahsızlık gibi belirtiler olmadı. Tabi bundan sonra olmayacağı anlamına gelmiyor.

13 ağustostan beri bizimle olan babamız 8 ekimde işe başladığı için tek başıma Ege'ye bakmakta oldukça zorlandığımı itiraf etmeliyim. Ege çok hareketli bir bebek. Birkaç dakikada evin bir diğer ucuna koşarcasına emekleyerek gidebiliyor. Hareket etmeden bir dakika geçirmiyor. Bezini değiştirirken birkaç dakika sırt üstü yatmaya bile tahammülü yok. Bir de üstüne diş çıkarma dönemi huysuzlukları ve benim grip olmam eklenince Serkan işe gider gitmez kendimi ya anneme ya da kardeşim Esen'e zor atıyordum. Neyse ki zorda olsa yalnız olmaya alıştık.

İlk defa önceki gün Ege'nin poposunda ciddi bir pişik oluştu. Yine yalnızken elektrikler kesilince Ege altını değiştiremeden uyudu. Ve malesef altının kirli olma ihtimali hiç aklıma gelmedi. Ertesi sabah bezini değiştirmek istediğimde gördüğüm manzaraya inanamadım. Poposu kıpkırmızıydı ve resmen yanmıştı.

Doğduğu günden beri zaten hassas olan cildini tahriş etmesin diye vücuduna asla ıslak mendil sürmedik. Yazın çok sıcak geçen o kabus dolu günlerde her gün uzun banyolar yaptırdık. Altını hep ılık suda yıkayarak temizledik. Temizlik sonrası poposuna yalnızca zeytinyağı sürdük. 

Velhasıl bir ihmal sayesinde oğlumun poposunu pişik yapmayı başardım. Ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Her zaman eğlendiği popo yıkama merasiminde acıdan ilk defa ağladığına şahit oldum. Bizi bir günde pişikten kurtaran mucizenin adı ise zeytinyağı oldu. Başka hiçbir şeye gerek kalmadı.

Ve yine bu ay...

- 'Uyusunda büyüsün ninni, tıpış tıpış yürüsün ninni' şarkısında ellerimizle alkış tutmaya başladık.

- Emel teyzesinin aldığı iç içe renkli kutuları tek tek birbirinden ayırmaya başladık.


- Ege'nin kırmızı ve beyaz ete olan sevgisini keşfettik. 

- Dikey dolap kapaklarını açışını izledik.

- Acemice de olsa top fırlatmaya başladık.

- Kumandaların arka kapağını açarak pilleri döndürmece oynadık.

- Tutunarak yürümeye başladık.

- Su isterken çıkardığı sesi keşfettik.

- Ekmeği minik lokmalar kopararak yemeye başladık.

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

1 Ekim 2010 Cuma

Sen Doğmadan Kısa Kısa...

26 Mart 2009
Ege'miz Geliyorrr

31 Mart 2009

13 Nisan 2009

21 Mayıs 2009

19 Haziran 2009

19 Haziran 2009

28 Temmuz 2009
İlk kez saat 15:00'da hareketini hissettim. Oturma odasında yemeğimi yedim. Tepsiyi mutfağa götürdüm. Henüz ayaktayken birden dönmeye başladın. Yüksekten boşluğa düşüyormuşum gibi, anlatılamayacak bir duygu bu...


07 Ağustos 2009
Gece 01:45'te baban ilk tekmelerinden nasibini aldı.

12 Ağustos 2009
En Mükemmel Pozun
19 Ağustos 2009
Baban apandisit ameliyatı oldu.

28 Ağustos 2009
Bugün Ankara'ya taşınıyoruz. Uzun zamandır bugünü bekliyorduk...


06 Eylül 2009

15 Eylül 2009
Ege'min 2. Mükemmel Pozu
23 Ekim 2009
Ege'min Babasının Aynısı Elleri
06 Kasım 2009
Nst'de
08 Kasım 2009
Piknikteyiz

17 Kasım 2009
Doğumdan Önceki Gece

18 Kasım 2009
Doğumdan Hemen Önce

18 Kasım 2009
Ege'm İçin Son Hazırlıklar

18 Kasım 2009
Ege'min İlk Fotoğrafı
 



Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

25 Eylül 2010 Cumartesi

Blogcu Anne'den ; İşte Emzirme Reformu Bu Yüzden Gerekli

http://blogcuanne.com/2010/09/23/iste-emzirme-reformu-bu-yuzden-gerekli-3/

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

Ferber Yöntemi Uygulamak ya da Uygulamamak...

Ege'nin uyku sorunları ile uğraşırken vakıf oldum Ferber yöntemine.
Ferber Yöntemi nedir?
Kısaca bebeğin kendi kendine uyumasını sağlamak.
Boston Çocuk Hastanesi Pediatrik Uyku Bozuklukları Merkezi Direktörü Dr. Richard Ferber'in uyku eğitimi yöntemi Amerikan Pediatristler Akademisinin bebeklerin uykularını en iyi şekilde alabilmeleri için kendi kendilerini teskin etmeyi öğrenmeleri gerektiği yönündeki temel teorisine dayanıyor.
Dr.Richard Ferber 'Solve Your Child's Sleep Problems' isimli kitabında Ferber tekniğini ayrıntılarıyla ele alıyor.
Dr. Ferber altı aylık ve daha büyük olan ve uykuya dalmak için sallanmak ya da emzirilmek gibi "uykuyu anne-baba ile ilişkilendirme" gereksinimi duyan bebekler için daha yapılandırılmış bir program öneriyor.

Bebeğin anne-baba tarafından teskin edilmesinden, kendi kendini teskin etmesine geçişi sağlayan Ferber yöntemi aşamalı ancak katı bir teknik. Yaygın inanışın aksine Dr. Ferber ne bebeğin kucağa alınmasının bebeği şımartacağını ne de anne-babanın hiç bir şey yapmadan bebeği yalnız başına ağlamaya terk etmesini savunmuyor.

Ne yapmanız gerekiyor?
Bebeği sakinleştiren ve uyku zamanın geldiği sinyalini veren bir uyku öncesi rutini oluşturun. Örneğin banyo yaptırmak, bir masal okumak ve bebeğe sarılmak gibi.

Gece beslenmeleri devam ediyorsa; bebeğin kendi kendine uyumayı öğrenmesinden önce; gece beslemelerinin yerini bebeğin sırtını sıvazlamak, hafif hafif poposuna vurarak pışpışlamak gibi anne-baba müdahalesini içeren bir yöntemin almasını sağlayın.

Her gece bebeği henüz uykuya dalmadan önce yatağına koyun. Bebeğin sesini kolayca duyabileceğiniz bir yerde, ancak farklı bir odada uyuyun. Düzenli aralıklarla bebeğin yanına gittiğinizde bebeği kucağınıza almayın, sallamayın ve beslemeyin. Bunun yerine sizin sesinizi duymasını sağlayın ve karnını ya da poposunu okşayın. Bebeği rahatlatmak için odaya her gidişinizde sadece iki veya üç dakika bebeğin odasında kalın. Zaman içinde Bu süreleri size en uygun zamanı bulacak şekilde ayarlayın.

Bu düzeni oturttuktan sonra bebeği kendi kendine uyumaya alıştırmak için aşağıdaki yöntemi uygulamaya başlayabilirsiniz:

Birinci gün

Yanına giderek bebeği rahatlatmadan önce beş dakika ağlamasına izin verin. Bir sonraki seferde 10 dakika ve daha sonra 15 dakika bekletin. Bebek 15 dakikadan sonra halen ağlamaya devam ediyorsa, gecenin geri kalan kısmında bebek uykuya dalana kadar, rahatlatmak için yanına gitmeden önce 15 dakikalık bekleme süresini uygulamaya devam edin.

İkinci gün

Yanına gitmeden önce bebeğin 10 dakika ağlamasına izin verin. Daha sonraki seferde bebeğin yanına gitmeden önce 15 ve sonra da 20 dakika bekleyin. Bebek uykuya dalana kadar sakinleştirmek için yanına gitmeden önce 20 dakika beklemeye devam edin.
Üçüncü gün

Yanına gitmeden önce bebeğin 15 dakika ağlamasına izin verin. Daha sonraki seferde bebeğin yanına gitmeden önce 20 ve sonra da 25 dakika bekleyin. Bebek uykuya dalana kadar sakinleştirmek için yanına gitmeden önce 25 dakika beklemeye devam edin.

Üçüncü günün sonunda çocukların çoğu kendi kendine uykuya dalmayı başaracak ve bir haftanın sonunda ise bu yönteme mutlaka cevap vereceklerdir. Aksi halde çocuk doktorunuzla durumu görüşün.

Tekniğin hoşunuza gidebilecek yönleri

Kısa süreli üzüntü ve zorluk, ardından uzun süreli uyku: Sadece birkaç zor gecenin ardından bebeklerin çoğu kendi kendini teskin etmeyi öğrenir.

Bazı uzmanlar ve ebeveynler bebeğin kendi başına uykuya dalmayı öğrenmesinin bağımsızlık yönünde önemli bir adım olduğunu düşünmektedirler.

Gece uyanmalarının azaltılması ve evdeki herkesin uykusunu daha iyi almasının sağlanması açısından bu yöntem son derece başarılıdır.
Tekniğin olumsuz tarafları
Bu yönteme kalbin dayanması kolay değil! İlk anda birkaç gün kısa bir süre gibi gözükse de, birçok anne-baba bebeğin uzun süre ağlamasına dayanamamakta ve dolayısıyla önerilen takvimi uygulayamamaktadır.

Bazı uzmanlar da bebeğin uykuya dalana kadar ağlatılmasının anneyi bebeğinin ihtiyaçlarına karşı duyarsızlaşmaya teşvik ettiğini ve ilk yılda bebekler için anne-babalarının kendilerine cevap ve güven vermesinin, kendi kendilerini teskin etmeyi öğrenmelerinden daha önemli olduğunu savunuyorlar.

Kaynak : http://www.aile.org/index.php?bolum_yazi=1844

Ferber yöntemi pek bana göre değil. Ben şimdilik Ege'mi elini tutarak uyutmayı tercih ediyorum. Hata mı yapıyorum? Tartışılır... yaşayıp göreceğiz.  

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

24 Eylül 2010 Cuma

Zeynep

16 eylül günü terör yine acı yüzünü gösterdi. Hakkari'de bir minibüs yola döşenen mayınlar sebebiyle infilak etti. 9 kişi öldü. 15 aylık Zeynep ve 3.5 yaşındaki ablası yaralandı. Ölenler arasında Zeynep'in annesi ve dayısı da vardı.


Zeynep...

İçimi acıtıyor...

Halen annesini emen Zeynep...

Kendine gelir gelmez 'anne' diyen Zeynep.

Ege'me bakıyorum Zeynep'i düşünüyorum ve dayanamıyorum. Boğazım düğümleniyor. Hıçkırarak ağlamak geliyor içimden.

Ve biliyorum bugün Zeynep, yarın Ayşe, sonraki gün Fatma...bitmeyecek. Gündem değişene kadar hatırlanacak Zeynep sonra unutulacak.

Peki Zeynep'in ememediği sütün hesabını kim verecek? Annesinin yeri nasıl dolacak?

Bu zulüm ne zaman bitecek?

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

20 Eylül 2010 Pazartesi

Ege'nin Uyku Problemi

Şu ana kadar Ege'de yaşadığımız en büyük sorun 3.aydan 9.aya kadar hayatımızı kabusa çeviren uyku problemi oldu. Uyku sorunu deyince akla gece ya da gündüz uyumaması veya gün içinde çok kısa süre uyuması geliyor. Ama bizim sıkıntımız ikisi de değildi. Sorunumuzu kimseye anlatamadığımız için konuyu detaylandırıyorum. Çünkü bana göre bu sorundan çıkarılacak çok ders var.

Ege'nin sorunu uykusu geldiği an ile uykuya geçiş arasındaydı.Yani uykuya geçiş problemi yaşıyorduk. Uyutmayı başarabildiğimiz zamanlarda uyuması gereken sürede uyuyordu. Uykusu geldiğinde her bebeğin verdiği tepkileri veriyordu; gözlerini ya da kulağını kaşıma, huzursuzluk ve ağlama gibi. Uyutmak için girişimde bulunduğumuzda ise kesinlikle uyumayı reddediyordu. Uyutmak için her yolu denedik. Ayakta sallama, çarşafta sallama, bebek arabasında gezdirme, araba ile gezdirme, dedesinin yaptığı salıncakta sallama, kucakta sallama, baby tv eşliğinde uyutmaya çalışma...

Uyutmayı başaramadığımız her saniye Ege'nin daha çok huysuzlanmasına sebep oluyordu. Sonuç ya şans eseri olumlu oluyordu ya da ben ve eşim sinir krizinin eşiğine geliyorduk. Kimi zaman sinirden eşim ile birbirimizin kalbini kırabiliyorduk. Ege'nin uyku saati yaklaşınca ister istemez geriliyorduk. Evde yalnız olduğum bir gün yukarıdaki yöntemlerden hemen hemen hepsini denediğim halde Ege'yi uyutamadığım bir gün artık oturup sinirden ağladığım dahi oldu.

Ayrıca sorunumuzu kimseye anlatamadığımız için 'Siz uyutmayı niye beceremiyorsunuz?' 'Çocuk yetiştirmek kolay değil, olur böyle şeyler' 'Ne olacak bu çocuğun hali' diyenler bizi o kadar çok üzüyordu ki. Artık anlatmaya çalışmaktan yorulmuştuk.

8.ayda doktorumuz Didem hanımın önerisiyle uyku düzenleyici Bay Bay isimli bitkisel damla (50 ml) http://www.uyusundabuyusun.com/ kullanmaya başladık. İçeriğinde; alıç, aslan kuyruğu, nane, kekik, limon asidi, gliserin, tatlandırıcı ve saf su olan ve maksimum 3 ay kullanılması gereken damlayı günde 5 damla vermeye başladık. (Prospektüsünde günde 2 kere 5'er damla kullanmamız gerektiği yazıyordu.)

9.aya girdiğimiz temmuz ayının ortalarında Ankara'dan Amasra'ya 2 gün 1 gecelik kısa bir tatil gerçekleştirdik. Bu tatil ve araba seyahati Ege'nin uyku sorununu aşmamızda çok etkili oldu. Ege yorgunluktan ve arabanın sarsıntısından yolda uykusu geldikçe uyudu. Güneşten rahatsız olduğu birkaç sefer dışında seyahatimiz boyunca hiç sorun çıkarmadı. Ve ilk defa Amasra'da kaldığımız 17 temmuz sabahı Ege hiçbir yöntem gerektirmeden kendi kendine uyumayı başardı. O günden sonra bütün yöntemleri bir kenara bıraktık.

Bay bay damla kullanmaya başlayalı 2 hafta olmuştu ki doktor olan dayım ilacı kesinlikle kullanmamamız gerektiği konusunda bizi uyardı. Damlayı da diğer uyutma yöntemlerimiz ile beraber bıraktık.

Artık loş bir odada ve sakinlik içinde Ege ile yatağa yatıyor, elini tutuyor ve uykuya dalmasını bekliyoruz. Uyuduktan sonrada yatağına alıyoruz.

Bu sıkıntılı aylar sonrasında anladık ki;

  • Bebekleri uykusu olmadığı halde uyutmaya çalışmamalıyız. Uykusu geldiğinden mutlaka emin olmalıyız.
  • Bebeğimizin uyku saatini kesinlikle geçirmemeliyiz. Geciktiği her an daha fazla huysuzlaşıyor, yoruluyor ve uykuya dalmakta zorlanıyor.
  • Bebeğimizi uykuya dalması için onu zorlamamalı ve sabırlı davranarak zaman tanımalıyız.
Artık Ege'mizin enteresan pozisyonlarda uyuması dışında hiçbir problemi yok:)


Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

18 Eylül 2010 Cumartesi

10. Ay Doktor Kontrolümüz

Önceki gün 10.ay için doktor kontrolüne gittik. Kapıdan girdiğimiz andan itibaren doktorumuz Didem hanımı büyük bir şaşkınlıkla izlemeye aldı. Şaşkınlık ve sakinlik muayene boyunca devam etti. Kıyafet çıkarırken ve giydirirken bir an yerinde durmayan Ege için tarihi bir an yaşadık.
Genel muayenemizde bir sorun çıkmadı.

Ege 2 ayda 1020 gram almış, kilosu 9160 gr çıktı. 2 ayda 2 cm uzamış ve boyu 76 cm çıktı. 
Henüz hiç dişi çıkmayan oğlumuzun dişlerinde nihayet kabarıklık varmış.

Tek can sıkıcı konu Ege'nin sünneti oldu. Henüz 37 günlükken Ege'nin sünnetini yaptırmıştık. Sünnet evimizde yapıldı ve çok başarılı geçti. Penisi yalnızca 1 gün bandajlı kaldı. Dikişler birkaç gün içinde kendiliğinden düştü ve 1 hafta içinde tamamen iyileşti. Bu süre zarfında altını normal şekilde bezledik. 10 gün süresince düzenli olarak antibiyotik ve ağrı kesici kullandık.
Didem hanım bu muayenede sünnet konusunda bir çocuk cerrahına danışalım dedi. Yanlış bir operasyon yapılmış olmasından endişe ediyor. Sünnet uzmanlığına girmediği için emin olmak istiyor. Umarım bir sorun çıkmaz.

Önceden tespit edilen demir düşüklüğü sebebiyle Ege'den kan alınması gerektiğinde sessizliğin yerini çığlıklar aldı ama allahtan uzun sürmedi. Kan tahlili sonucu demirimiz yine düşük çıktı.12.ay kontrolümüze kadar sabah 10, akşam 10 damla ferro sanol damla kullanacağız.

Şimdiye kadarki doktor kontrollerinde kilo, boy ve baş çevresi değerlerimiz aşağıdaki gibiydi.

TARİHKONTROLKİLOKİLO ARTIŞIBOYBOY ARTIŞIBAŞ ÇEVRESİBOY ARTIŞI
18 Kasım 09 - 3030 -  -  - 34 - 
3 Aralık 09 - 302010 -  -  -  - 
22 Aralık 091.ay 365063054,5 - 37 - 
19 Ocak 102.ay 4610960572,5392
22 Şubat 103.ay 553092062,55,539,70,7
18 Mart 104.ay 611058065,53411,3
20 Nisan 105.ay 676065067,52 -  - 
25 Mayıs 106.ay 7320560724,544 - 
19 Temmuz 108.ay 8140820742451
15 Eylül 1010.ay 91601020762461

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

6 Eylül 2010 Pazartesi

Mezarlıkta Bayram Ziyareti

Oğlum bugün babaanne ve dedesini mezarlıkta ziyaret etti.
Her ikisini de görmek nasip olmadı oğluma. Dedemiz İsmail Kaya'yı 2 mart 2005'te, babaannemiz Fatma Kaya'yı 16 ocak 2008'de kaybettik. Ege'yi görseler ne çok severlerdi kim bilir. Çok erken ayrıldılar aramızdan. Herşey çok farklı olabilirdi.
Umarım bizi izliyor ve çizgi film kahramanımız Ege'mize tebessüm ediyorlardır.

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

5 Eylül 2010 Pazar

Ege & Ada

28 Şubat 2010

11 Mart 2010

25 Mayıs 2010

27  Mayıs 2010

15 Haziran 2010

18 Haziran 2010

20 Haziran 2010

28 Haziran 2010

16 Ağustos 2010

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

Aşk

Bundan güzel bir resim olmayacak hayatımda. Aşık olduğum iki adam bir arada...


Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

31 Ağustos 2010 Salı

2009 günlüğümüz

Gelişinle beraber hayat tam gaz devam ediyor. Zaman nasıl geçiyor anlamak mümkün değil. Neredeyse 1 yaşına gireceksin.  Geçtiğimiz 9 ay boyunca hayatımızda öyle çok şey değişti ki. Herşeyi anlatacağım sana. Ama önce kısa bir özet geçelim;

- 18 Kasım 2009 sabahı 6:52'de -3C'de Akay Hastanesine doğru yola çıktık.



- 10:30'da ameliyathanedeydik. 10:35'te sen doğmuştun:)


- Doğumundan itibaren 1 ay boyunca anneanne ve deden bizimle kaldılar.


- 24 Aralık'ta evde sünnet oldun.Tavşanlı sünnet pastanı Melda halan yaptı.


- 27 Aralık'ta 40 mevlüdün okundu. Mevlüdü Hatice babaannen okudu.


- 28 Aralık'ta 40'ını uçurduk. Ali Rıza dedeye gittik.



- 31 Aralık ilk yılbaşımız...Yeni yıla; deden, anneannen, Melda halan, Eymen abin, Fahrettin deden, Necdet dayın ve Seher yengen ile girdik.







Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed
 

Yaşam ve İnsanlar Düşünce