güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2010 Perşembe

Müşfik Kenter'i Dinliyorum

6 Aralık'ta kimse tutmasın beni... Müşfik Kenter'den Orhan Veli dinlemeye Çayyolu'na:)


Oyuncu Kadrosu: Müşfik Kenter
Oyun Konusu:
Hiçbir şeyden çekmedi, nasırından çektiği kadar;
çirkin yaratıldığından bile o kadar müteessir değildi;
gökyüzünü boyardı her sabah, hepimiz uyurken,
uyanır bakardık ki mavi;
onun elifbasının yapraklarında gemiler vardı, kırmızı bayraklı;
penceresinden bütün İstanbul görünürdü ama,
Gemlik’ten dönünce aniden deniz gördüğünde hep şaşırırdı;sol eli acemiydi, zavallıydı
lakin martıların tüylerindeki telaşı bir tek o görürdü;
kılıksızdı, ama borçlarını ödeyince ihtimal bir kat yeni esvabı olacaktı,
o zaman gidip sevdiğine görünecekti
ve onunla inadına gündüz vakti buluşacaktı muhallebicide;
evkafta çalışırdı,
havalar güzel oldu mu eve ekmekle tuz götürmeyi unuturdu,
şiir yazma hastalığı hep güzel havalarda nüksederdi;
İstanbul’dan herkese ayva gelir, nar gelirdi
ama onun geliri dar gelirdi,
bu yüzden ona günaşırı alacaklılar gelirdi;
atamazdı kendini denize, dünya güzeldi,
yelken olmak, dümen olmak,
kürek olmak, su olmak isterdi,
ama en çok rakı şişesinde balık olmak;
Melih Cevdet’le Oktay Rıfat’tı en yakın arkadaşları.
Hürriyetin kelle fiyatına, esirliğin bedava olduğu bu garip ülkede bir garip şairdi…

Orhan Veli’ydi…
Müşfik Kenter’le 30 yıldır kolkola, memleketi birkaç kere baştan aşağı gezdi, belki yaşarken gezmediği kadar…

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

4 Ekim 2010 Pazartesi

Öyle Bir Geçer Zaman ki Dizisi



Önceki gece 3.bölümün tekrarını izlerken içim çıkarcasına ağlamama neden olan 'Öyle Bir Geçer Zaman ki' isimli diziyi izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Tabi burada beğeni kriterim ağlamak değil. Çünkü annelik hormonlarım sebebiyle zaten gerekli gereksiz herşeye ağlıyorum.

Tavsiye ediyorum çünkü dizide iki muhteşem oyuncu var. Mete rolünde 20 yaşındaki Aras Bulut İynemli ve Osman rolünde Emir Berke Zincidi.

Osman rolündeki Emir Berke Zincidi bana Uçurtmayı Vurmasınlar'ın yüreğimi dağlayan Barış'ını (Ozan Bilen) anımsattı. Dizinin çekimleri sırasında iki oyuncu koçu ve bir pedagog küçük Emir'e destek veriyormuş. Umarım diğer pek çok çocuk oyuncunun kaderini yaşamaz Emir. Oyunculuğu bu dizi ile sınırlı kalmaz kendini aşıp gider.

Aras Bulut İynemli tek kelimeyle muhteşem bir oyunculuk sergiliyor. Başka söze gerek yok. Aynı temennilerim onun için de geçerli.

İşte 3.bölümde Osman'ın beni benden alan sahnesi;



Aras Bulut İynemli'nin oynadığı reklam filmleri;

Sprite reklamı



Genç Turkcell reklamı



Patos Rolls reklamı

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

27 Eylül 2010 Pazartesi

Kışlık Domates Sosu Hazırlığı

Pazarcının 'Sıcaklarda domates ucuzken bekledik hiçbiriniz gelmediniz şimdi 1.5 tl'ye alırsınız' serzenişi ve geç kalmışlık duygusu ile kışlık domates sosu hazırlığı için bugün pazardan 10 kilo domates aldım.
Yarın annemi bekleyemedim. İşgüzarlığım tuttu, gece vakti 10 kilo domatesi yıkadım. Sonra kaynar suya atarak kabuklarını soydum. Blender'dan geçirdim. (Gece gece komşularımı rahatsız ederim endişesiyle bir kısmını yarın blender'dan geçireceğim.)
İki tencere dolusu domates yarın kaynatılacak. Sıcakken kapakları yeni alınmış cam kavanozlara dökülecek. Tersi çevrilerek vakumlanması sağlanacak.

Bütün kış sağlık ve afiyetle bir güzel yenecek:)

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

24 Eylül 2010 Cuma

Zeynep

16 eylül günü terör yine acı yüzünü gösterdi. Hakkari'de bir minibüs yola döşenen mayınlar sebebiyle infilak etti. 9 kişi öldü. 15 aylık Zeynep ve 3.5 yaşındaki ablası yaralandı. Ölenler arasında Zeynep'in annesi ve dayısı da vardı.


Zeynep...

İçimi acıtıyor...

Halen annesini emen Zeynep...

Kendine gelir gelmez 'anne' diyen Zeynep.

Ege'me bakıyorum Zeynep'i düşünüyorum ve dayanamıyorum. Boğazım düğümleniyor. Hıçkırarak ağlamak geliyor içimden.

Ve biliyorum bugün Zeynep, yarın Ayşe, sonraki gün Fatma...bitmeyecek. Gündem değişene kadar hatırlanacak Zeynep sonra unutulacak.

Peki Zeynep'in ememediği sütün hesabını kim verecek? Annesinin yeri nasıl dolacak?

Bu zulüm ne zaman bitecek?

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

16 Eylül 2010 Perşembe

Süper Loto'da Yine Devir. Devreden Rakam 4.057.472.04 TL.


Süper Lotoda 16 Eylül 2010 çekilişi sonucunda kazanan numaralar;
4 - 12 - 16 - 30 - 41 - 49
6 bilen bu hafta da çıkmadı. 5 bilenler ise 4.864.60 TL ödül alacaklar.

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

Mutlu Yıllar Ufuk :)

Bugün kuzenim Ufuk'un doğum günü.


Ufuk'u anlatan en güzel şeyi bugün Alew yazmış. Aynı hisleri paylaşıyorum. 'Bir erkek kardeş seçebilseydim, zaten seni seçerdim.'

Hayatın boyunca mutlu ol. Güzel yüzün hep gülsün. Seni çok seviyoruz...

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

10 Eylül 2010 Cuma

Süper Loto'da Yine Devir. Devreden Rakam 2.823.298.68 TL.



Süper Lotoda 9 Eylül 2010 çekilişi sonucunda kazanan numaralar;
6 - 23 - 25 - 32 - 40 - 45
6 bilen bu hafta da çıkmadı. 5 bilenler ise 4.156.90 TL ödül alacaklar.

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed

5 Eylül 2010 Pazar

Emzirme Reformu

http://blogcuanne.com/emzirme-reformu/

EMZİRME REFORMU MANİFESTOSU 
Anne sütü, bir bebeğin alabileceği en iyi besindir.
Dünya Sağlık Örgütü, bebeklerin ilk altı ay boyunca sadece anne sütüyle beslenmelerini, daha sonrasında ise ek gıdalarla desteklenerek en az iki sene boyunca emzirilmelerini önermektedir.
T.C. Sağlık Bakanlığı da Dünya Sağlık Örgütü’nün bu önerisini dikkate alarak “ilk altı ay sadece anne sütü” yaklaşımını benimsemektedir.
“İlk altı ay sadece anne sütü” yaklaşımının uygulanmasında ve annelerin bebeklerini istedikleri gibi emzirmeleri konusunda gerek iş hayatında, gerekse toplumsal hayatta sorunlar yaşanmaktadır. Şöyle ki:

İş Hayatında:

• Çalışan annelerin yaşadığı sıkıntıların başında süt izninin gereği gibi kullanımı gelmektedir. Yasaya göre, bir yaşından küçük çocuğunu emzirmesi için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilen anne, bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Bu madde, iş yasasında teminat altında olmasına rağmen uygulamadan kaynaklı sorunlar yaşanmakta, çalışan anneler süt izinlerini hakları doğrultusunda kullanamamaktadır. Bu sorunlar iş yerinin bakanlık müfettişleri tarafından denetlenmesi ile düzeltilebilir.

• Sağlık Bakanlığı’nın “ilk 6 ay sadece anne sütü” politikasıyla Çalışma Bakanlığı’nın çalışan annelere sağladığı 4 aylık doğum izni birbiriyle çelişmektedir. Birçok anne bebeği henüz iki-iki buçuk aylıkken çalışmaya geri dönmek durumunda kalmakta ve işyerinde sütünü gereği gibi sağamadığı için sütü azalarak kesilmektedir. Bu yanlışlık bir an önce giderilmeli, Çalışma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı’nın “ilk 6 ay sadece anne sütü” uygulamasını destekler hale getirilmelidir.

• Ülkemizde doğum izni konusunda ciddi değişikliklere ihtiyaç vardır. Birçok çalışan anne doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 olmak üzere, toplamda 16 haftalık ücretli doğum izni kullanabilmekte, doğumdan önceki izninin beş haftasını doğum sonrasına aktarabildiği takdirde bile bebeği henüz gün boyu meme emmesi gereken durumda olmasına rağmen işe geri dönmek durumunda kalmaktadır. Dolayısıyla oldukça yetersiz kalan hali hazırdaki doğumdan sonraki 8 haftalık ücretli doğum izni en az 6 aya çıkarılmalıdır.

• Doğum sonrası ücretsiz izin konusunda özellikle de özel sektörde çalışan anneler zorluk yaşamakta, annenin ücretsiz izin isteğine kötü bakılmakta, hatta işten çıkarma sebebi olarak bile görülebilmektedir. Dolayısıyla ücretsiz izin konusunda da ciddi değişiklikler yapılmalı, doğum sonrası ücretsiz izin en az iki seneye çıkarılmalı ve özel sektör çalışanları da, kamu çalışanları gibi rahatlıkla ücretsiz izin kullanabilmelidir.

• “Gebe Veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları Ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik”, Madde 15’e göre, “yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 arası kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, bir yaşından küçük çocukların bırakılması ve bakılması ve emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta bir emzirme odasının kurulması zorunludur.” Yine aynı yönetmelik, “yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150 den çok kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın bir yurdun kurulması”nın zorunlu olduğunu, yurt açma yükümlülüğünde olan işverenlerin yurt içinde anaokulu da açmak zorunda olduğunu belirtmektedir. Bu maddeler yürürlüğe konmalıdır.

• Aynı yönetmeliğe göre, emziren işçi doğumu izleyen altı ay boyunca gece çalıştırılamaz. Yeni doğum yapmış işçinin doğumu izleyen sekiz haftalık süre sonunda, emziren işçinin ise, altı aylık süreden sonra gece çalışması yapmasının güvenlik ve sağlık açısından sakıncalı olduğunun hekim raporu ile belirlendiği dönem boyunca, gece çalıştırılamaz. Bu maddelere de uygulamada sadık kalınmalı, emziren anneler gece çalıştırılmamalı, vardiyalı çalışmaya zorlanmamalıdır.

• Emziren anneler günde 7,5 saatten fazla çalıştırılmamalıdır. Bu, kanun gereği böyledir.

• Hiçbir çalışan anneye çocuğunu emzirdiği ve süt izni kullandığı için işyerinde “mobbing” uygulanmamalıdır. Annenin süt iznini kullanacağı saatlere kasti olarak acil toplantılar, “o dakika bitirilmesi gereken işler” denk getirilmemelidir. Anne, fazla mesai yapması için zorlanmamalı, işini kaybetme tehdidiyle süt iznini kullanması engellenmemelidir.

• Hiçbir çalışan anne emzirdiği için, süt iznini kullandığı için işinden çıkartılmamalıdır.

• Çalışan bir annenin süt iznini kullanıyor olması performansının düşük olduğu anlamına getirilmemelidir. Annenin işyerinde bulunduğu saatlerdeki performansı, diğer çalışanların performans değerlendirme ölçütleri ile aynı doğrultuda, adil bir şekilde değerlendirilmelidir.

• İşyerinde sütünü sağması gereken annenin ihtiyaçları (oda, buzdolabı vb.) karşılanmalı ve mahremiyetine saygı gösterilmelidir. Anne, tuvaletlerde ya da arşiv odalarında sütünü sağmak zorunda bırakılmamalıdır.

Toplumsal Hayatta:

• Gebeler ve yeni anneler, emzirme hakkında yeterince bilgilendirilmelidir. Yeni annelerin, emzirme teknikleri konusundaki yetersiz bilgileri “sütüm yetmiyor” gibi endişelere yol açmakta, mama vermeye yatkın doktorlardan ve aile büyüklerinden gelen baskının da etkisiyle birçok bebek anne sütünden gereksiz yere mahrum kalarak mamayla beslenmektedir.

• Emzirme, doğumdan sonra en kısa sürede başlamalıdır. Tıbbi bir engel yoksa, doğumundan sonraki ilk dakikalarda bebek annenin kucağına verilmeli ve doğumdan sonraki ilk yarım saat içinde emzirmenin başlaması sağlanmalıdır.

• Her annenin bebeğini istediği sürece emzirme hakkı vardır. Hiçbir anneye çocuğu “meme emmek için fazla büyüdüğü için” mahalle baskısı yapılmamalı, anne ve bebek devamını istediği sürece bu bağın zorla kopartılması hiçbir şekilde talep edilmemelidir.

• İsteyen her anne, parkta, sokakta, alışveriş merkezinde vs. bebeğini emzirebilmelidir. Hiçbir anneye ortalıkta emzirdiği için ayıp, yasak, ya da kötü bir şey yapıyormuş izlenimi verilmemelidir. Bebeğini emziren annenin memesi cinsel obje değildir.

• Ortalıkta emzirmek istemeyen annenin mahremiyetine de saygı gösterilmelidir.

Twitter
Facebook
Yahoo
Reddit
Feed
 

Yaşam ve İnsanlar Düşünce